Cem's profileKANATLIMPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
KANATLIMÇocuklar karanlıktan korkabilir; Ama gerçek trajedi büyüklerin aydınlıktan korkmasıdır!!! |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
ISTEDIGINIZ VIDEONUN UZERINE TIKLAYARAK IZLEYEBILIRSINIZ
POPÇULAR DIŞARI...
ISTEDIGINIZ VIDEONUN UZERINE TIKLAYARAK IZLEYEBILIRSINIZ
|
August 20 Hayata tutunamamış yalnız bir serseriAkşam olmak üzereydi, insanlar telaşeli, herkes işlerinden çıkmış, evlerine yetişmenin derdinde. Sıradan bir kış mevsimi akşamıydı işte. Onca kalabalık arasında sakin sakin yürüyor, çevresini umursamıyordu bile, Başı önüne eğilmiş, gözleri hafiften çiseleyen yağmurun oluşturduğu su birikintilerinden gök yüzünü kaplamış bulutların silüetine bakıyordu. O an yüzüne baksanız, gergin yüz hatlarından bir şeylerin ters gittiğini, onu huzursuz ettiğini rahatça anlardınız. Sert ve donuk bakan yeşil gözleri bir an ufka çevrildi…
Bu kocaman bir hayat sancısıydı!..
Gökyüzünden bile daha bulanık olan düşünceleriyle birlikte, otobüs durağına doğru yürüyordu ve geldiğinde beklemeye başladı. Durup kalkan tüm otobüsler, inenler, binenler ve durmaksızın devam eden trafik. Herkese ve her şeye kızıyordu, kırgındı hayata karşı. Kendi kendine “bu insanlar, ne yapıyor?” Diye sordu. “Nereye gidiyorlar, nereden geliyorlar, neden, hiç kimsenin sanki nefes bile almaya vakti yok?” Otobüs durağının sağ yanındaki camlı bölmeye yaslanmış izliyordu sadece, çevresini, insanları, şu hayat dediğimiz hengamenin içinde olup biteni!
Olduğu yerde öylece bekledi, bekledi, bekledi…
Bir zaman sonra fark etti ki durakta bekleyen hiç kimse kalmamış!.. Bütün bedeni buza kesmişti, ayakta beklemekten dizleri yorulmuş ve sanki son anını yaşayan biri gibi acımsıyarak yutkundu, yavaşça ilerleyip durağın orta yerine oturdu ve titreyen elleriyle paketinden daha önce içmeye kıyamadığı son sigarasını da çıkarıp yaktı.
“Ne olucak şimdi?” Diye sordu kendi kendine, “NE OLUCAK!” Defalarca kaybettiği hayata karşı, buz gibi havadan bile daha soğuktu. Sigarasını bitirdikten sonra, soğuktan biraz olsun kurtulabilmek için kollarını birbirine bağladı, başını yine hafifçe öne eğdi ve tekrar düşüncelerine daldı…
O bu hayatta tek başına bir genç adamdı, yirmi beşine henüz girmiş. İki hafta önce canından sevdiği sevgilisinden istemediği halde ayrılmak zorunda kalmıştı, sadece bu kadar da değildi, bir ailesi zaten yoktu ve sevgilisinden ayrılmasının hemen ardından, kirasını ödeyemediği ev sahibi de evini boşaltmak zorunda bırakmıştı. Üst üste iki darbe yemesi onu öyle bir boşluğa düşürmüştü ki, birkaç gün sonra işine de son verdiler…
“Üç, sıfır” diye mırıldandı.
Tüm bunlar olurken, saat gece yarısına yaklaşıyordu. Gözlerinden birer damla yaş süzüldü, kendi kendine biraz daha sokuldu vee soğuktan uyuşmuş vücuduna aldırmadan, gözlerini yumdu.
ÖLECEKMİYDİ?!...
Kim bilir, belki!!!
KANATLIM August 18 KANATLIMBundan böyle bir üstadın dediği gibi; “Ne kadar asil bir eylem olsa da boyun eğilmez aşka!”
Su akar yatağını bulur! Bulur belki ama en azından o su yatağının içinde ilerlerken, etraftaki dallara, kayalara çarpmamak için bile olsa bir parça çaba sarf etmeli insan!..
Hala devam ediyorum, ama hayat ya bu “MUKADDERAT” ya bunun adı, sevgiden yana gülmedi, gülemedi sert ve derince bakan gözlerim!
Bir filmde duymuştum, “birlikte yaşar ve birlikte ölürüz, ölümüne çılgın ikili” ben hala birlikte yaşayıp, birlikte ölebileceğim o ikinci çılgını bulamadığım için, vazgeçtim bulma sevdasından. Ama bundan sonrada çıkmasın karşıma! Zira, geçti istemem gelmeni!..
Engin suların en derinlerinde bile gök mavisi umutlar benim olsun ama ikinci bir insan aslaaa!!!
Bundan sonra ikinci birine yer yok hayatımda!
Hadi KANATLIM, o gücü bitmek bilmeyen kanatlarını vurmaya başla yeniden, ama her daim TEK BAŞINAA!..
18 Ağustos 2008 P.Tesi 12:50
Gidiyorum...Gidiyorum...
Arkamda kocaman bir şehir bırakıyorum sokakları soğuk Geceleri yalnız,her bir adımım da gözyaşım olan... Haketmediğin kadar çok sevdim seni ve Haketmediğim kadar fazla acı çektim... Gün geçtikçe yoruldu kalbim,hırpalandı Tökezledim ve düştüm sanırım... Aşkın yükünü taşıyamaz oldum sen bunlardan bir'haberken... Savaşlar verdim yüreğimde senin uğruna Yeni yeni anlıyorum...Sen değmezsin o savaşlarda dökülen gözyaşlarıma..! O çok güldüğüm anlarda bile içime oturan burukluğa Uykusuz geçirdiğim gecelerime ve en önemlisi Avucumdan kayıp giden yüreğime DEĞMEZSİN..! May 26 AŞK Beladan İbarettirBir genç arkadaşları ile muhabbet ediyordu. Bir ara dedi ki:
-`Âh! Keşke beni de mecnûn edecek bir leylâ karşıma çıkıverse n`olur?` Arkadaşları bu temenniye şaşırdı. Çünkü Mecnûn`un başına gelenleri önceden işitmişlerdı. Dediler ki: -`Belânı arıyorsun galiba!` Gençleri işiten bir ihtiyar leylâsını arayan gence fırsat vermeden: -`İyi ya` dedi, `aşk bütünü ile belâdan ibarettir` Sonra da bir hikâye anlatmaya başladı: `Zamanında kara sevdaya tutulmuş bir âşık varmış. Sevgilisi sebebi ile başına öyle işler gelmiş ki; şayet bunlar bir dağın başına gelseymiş şüphesiz dağ çatlar, yokolur gidermiş. Sevgilisinin yakınlarından dayak yemediği gün, kendi akrabalarından binlerce hakarete maruz kalır, kendi hısımları rahat bıraksa, yoldan geçen çoluk çocuk bu âşıkı taşlarmış. Hergün onuruna dokunan onca laf işitirmiş, tanıdık-tanımadık herkesten. Ama âşıkın bunlara aldırdığı yokmuş. Aşk işine giren bir kimsenin zaten sevgili dışındaki herhangi bir şey ile meşgul olması da âşıklığın şerefine yakışır bir hal değilmiş. Gel zaman git zaman sevgilisinin derdi ile günden güne zayıflamış âşık. Onu düşündüğü zaman ağzına tek bir lokma dâhi koyamazmış. Ve işin daha da acı tarafı onu düşünmediği hiçbir an yokmuş. Yatağa düşen âşık anlamış, artık bu, tek güzel yanı sevgilisi olan yalan dünyadan göç edeceğini. Yakınları, son nefeslerini alıp veren âşıkı görünce dayanamamışlar: -`Evladım! Belki sana zulmettik, eziyet ettik, Ama hepsi senin içindi. N`olurdu sanki bu sevdadan vazgeçseydin. Baksana onca bela geldi başına. Dertsiz tasasız yaşamak varken bunca sıkıntıya değer miydi?` demişler Âşık, güç-belâ nefesini toplamış ve: `Ben zaten biliyordum bu işin belâdan ibaret olduğunu. Ama olsun başıma gelen bunca iş sevgilim sebebi ile ya. Ben ona dair ne varsa sevdim ve hala seveceğim. Belâlar varsın ondan gelsin. Bu iş benim için ne hoştur bir bilseniz.` demiş ve vefat etmiş.` `Yani gençler` dedi ihtiyar: -`Aşk, beladır ve aşk yolu belâlar ile örülüdür.` |
My Best Site's
Okuduğum Kitaplar :)
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|